17 Haziran 2015 Çarşamba

YANSIN ÇİNGENELER!

“Yolları olduğu gibi koruduk!” dedi gururla ‘Kentsel Dönüşüm Uzmanı’. Evet, bunu gerçekten dedi. 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve TOKİ ortaklığıyla kabul edilen bir proje. Buradaki ‘ortaklık’ failleri işaret ediyor aslında. Kurulan inisiyatifler, açılan davalar, iptal edilen projeler, hazırlanan alternatifler, yardım çığlıkları. Yıl olmuş 2014. Ölen ölmüş, dönüşen dönüşmüş, kovulan kovulmuş; sağ kalmamış.
Kentsel dönüşüm furyası tüm hızıyla sürmekte. Balat, Emek Sineması, Haliç Tersaneleri, Tarlabaşı... Saymakla bitmeyen projelerin özünde tek bir slogan var: ‘Yeni bir yaşam merkezi!’ Kim için? Nasıl bir yaşam? Görevini birazcık yanlış anlayan devletimiz Robin Hood’un kötü ikiz kardeşi edasıyla fakirden alıp zengine vermeye devam ediyor. Sulukule örneklerden sadece biri.

İnsanların evlerini korkutarak, kandırarak, zorbalıkla ellerinden alıp onları parasını ödeyemeyecekleri, içine girip yaşayamacakları ve hatta ulaşamayacakları yeni yerlere gönderirseniz ne olur? Geri gelirler! Çünkü sokağın ne demek olduğunu bilen bir insan apartmanın tepesinden bakamaz dünyaya. Kapısının önünde çekirdek çitleyen, komşusuyla muhabbet eden bir kadının midesini bulandırır merdivenler. Ve en önemlisi toprak yiyen bir çocuk bilir dört duvar ile oynanmadığını. Evet, evleri dönüştürebilirsiniz, kent dokusunu dönüştürebilirsiniz, hatta yaşamları dönüştürebilirsiniz; ama bazı insanları dönüştüremezsiniz.
Sahi tam olarak neyi dönüştürüyorlar ki? Sulukule özelinde bu soruya verilebilecek en doğru yanıt ‘renkleri’dir sanırım. Sarı, mavi, yeşil, turuncu, mor, kırmızıyı alıp kahverengi ve beyaza çevirdiler. Birbirinin aynısı, sıra sıra evler yaptılar. İçlerinde  birbirinin aynısı insanlar oturacak sıra sıra. Yollar korundu ama! Üzerinde oynayacak çocuk, kenarında oturacak insan olmadıktan sonra o yollar ne işe yarayacaksa? Sulukule öyle bir yer ki,  500 yıl boyunca çingenelerin evi olmuş. Onlarla birlikte eskimiş, dönüşmüş ama karakterini kaybetmemiş. Adı her söylendiğinde herkesin aklında aynı imgeyi canlandırabilmiş yıllar boyunca. Şimdinin Edirnekapısı ise dibindeki tarihi surlara inat herhangi bir tatil beldesine koysanız sırıtmayacak bir proje. Temperli Kedi olarak üşenmedim, sizin için koydum Sırıtmadı. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder